Adana Valiliği himayesinde, 6 Şubat depremlerinde uzuvlarını kaybeden çocuklar için ücretsiz protez ve psikolojik rehabilitasyon hizmetleri sunacak olan Çocuk İyilik Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin temel atma töreni, Vali Mustafa Yavuz'un katılımıyla gerçekleştirildi.

Çukurova Üniversitesi bünyesinde, Mercedes-Benz Türk ve Hüsnü Özyeğin Vakfı desteğiyle hayata geçirilen merkezin temel atma töreninde; Mercedes-Benz Türk İletişim Müdürü Miray Demirel, ÇOİM (Çocuk İyilik Merkezi) Müdürü Prof. Dr. Sibel Başaran, Mercedes-Benz Türk CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün ve Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş birer konuşma yaptı. Ardından kürsüye çıkan Vali Mustafa Yavuz, 6 Şubat depremlerini bizzat yaşadığını belirterek, “Bu şehirde hem sabah meydana gelen depremi hem de öğlen yaşanan depremi farklı mekanlarda, farklı duygularla deneyimledik. Asrın felaketini yaşadık. Bu felaket, 11 ilde doğrudan etkili oldu; çevre iller de dolaylı olarak etkilendi. Ardından asrın dayanışmasına tanıklık ettik. Bugün ise asrın inşası sürecini yaşıyoruz.” dedi.

Vali Yavuz, inşa sürecinin yalnızca fiziki yapıların yeniden yapılmasıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Konutların, kamu binalarının ve yolların yapılması kadar; gönüllerin, psikolojilerin de yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. Depremden etkilenen çocuklarımızın, yaşlılarımızın, engelli bireylerimizin; özellikle de kırılgan grupların desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Birazdan temelini atacağımız ve ‘iyilik’ kavramıyla anılan bu merkezin, söz konusu inşa sürecinde önemli bir kilometre taşı olacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

📰 Haber Ağı'nı Yakından Takip Edin En sıcak gelişmeleri ve son dakika haberlerini anında öğrenmek için bildirimlere izin verin veya anasayfamızı ziyaret edin.

6 Şubat depremlerinin derin izler bıraktığını belirten Vali Yavuz, “Bu büyük afeti ailem ve çocuklarımla birlikte bizzat yaşadım. Sonrasında sahada gördüğümüz her acı, her gözyaşı ve her sessiz bekleyiş, bu imtihanın büyüklüğünü bizlere daha iyi gösterdi. Özellikle çocuklarımızın yaşadığı kayıplar hepimizi derinden etkiledi. Çünkü bir çocuğun acısı, aslında hepimizin ortak acısıdır. Bir evladın eksilen neşesi, bir annenin suskunluğu, bir babanın çaresizliği kolay taşınabilecek yükler değildir. Bu acılara birebir şahitlik ettik. Yaşananları tek tek anlatmaya kalksak ne saatler ne de günler yeter. 6 Şubat’tan sonra, 19 Ağustos’a kadar bu şehirde görev yaptık. Bu süreçte sayısız hikaye dinledik; çocuklarımızın acılarına, yaşlılarımızın ve ailelerimizin dramlarına tanık olduk.” diye konuştu.